Türkçe İngilizce Google Play App Store 0 (212) 222 28 82

En güzel kareler Miniatürkte ödüllendirildi

29 Ekim Cumhuriyet Coşkusu Fotoğraf Yarışması’nın ödül töreni ve sergi açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bu türdeki ulusal kutlamalar bakımından İstanbul’un dünyada en etkili 3 şehir arasında yer aldıklarını ve en öne çıktıklarını kaydetti.

En güzel kareler Miniatürkte ödüllendirildi

29 Ekim Cumhuriyet Coşkusu Fotoğraf Yarışması’nın ödül töreni ve sergi açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bu türdeki ulusal kutlamalar bakımından İstanbul’un dünyada en etkili 3 şehir arasında yer aldıklarını ve en öne çıktıklarını kaydetti.

29 Ekim Cumhuriyet Coşkusu Fotoğraf Yarışması’nın ödül töreni, Miniatürk’te gerçekleştirildi.

İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Şenbak, törende yaptığı konuşmada, bu yıl altıncısı gerçekleştirilen yarışmaya 283 yarışmacının 1161 fotoğrafla katıldığını belirterek, “Belki de bu yarışmanın fotoğraf adına en büyük katkılarından birisi, sadece İstanbulluların değil İstanbul dışından da katılımcıların, sadece bu gösteriyi fotoğraflamak için buraya gelmeleri, İstanbul turizmine de İstanbul’un fotografik kültürüne de katkı sağlamaları” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da, gerçek anlamda yaşanabilir şehirlerin, insanlara çok şey kattığını, insanların da yaşadıkları bu şehirlerde izler bıraktığını ifade etti. İstanbul’da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu ancak İstanbul’da yaşayanlara aynı oranda sorumluluk yüklediğini belirten Başkan Topbaş, “Bu kadar farklılıkları olan bir şehrin güzelliklerinin dünyaya yansıtılması, hepimizin arzusu” dedi.

Günümüz dünyasında şehirlerin marka değeri oluşturarak öne çıkmak için yarıştığına işaret eden Topbaş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) olarak göreve geldikleri tarihten bu yana bu konuda hassasiyet gösterdiklerini söyledi. Başkan Topbaş, pek çok şehrin belli aralıklarla düzenlediği etkinliklerle dünyada adından söz ettirdiğini ifade ederek, milletçe bir coşkunun yaşandığı organizasyonlar düzenlemek istediklerini kaydetti. Topbaş, 2005 yılında, Sidney’in yılbaşı kutlamalarını gerçekleştiren firmayı İstanbul’a davet ettiklerini, kendilerine Cumhuriyet kutlamalarını sadece resmî protokol çerçevesinde bir resm-i geçit şeklinde değil, halkın Cumhuriyet coşkusunu hep beraber yaşayacağı bir kutlama şeklinde gerçekleştirmek istediklerini anlattıklarını söyledi. Topbaş, sözlerine şöyle devam etti:

“4 Temmuz’da ulusal bayram olarak New York’ta yapılan etkinlikler gibi, 14 Temmuz’da Paris’te yapılan ulusal bayram gibi İstanbul’da da Cumhuriyetimizin kuruluşunu, 29 Ekim’i dünya platformuna çıkartalım istedik ve firmaya Atatürk Köprüsü ile Kızkulesi arasında kalan alan içerisinde böyle bir etkinliği kendilerine önerdiğimde, ‘ilk defa bir belediye tarafından davet ediliyoruz’ dediler. Çok heyecanlandılar. Helikopterle uçmalarını, teknelerle dolaşmalarını istedim ve Sidney’den çok daha ileri bir etkinliği, tüm halkımızın coşkuyla izleyeceği ve burada Cumhuriyetin kurucularının bireyleri olarak, evlâtları olarak, bu toprakların insanları olarak heyecanı yaşayacağımız bir hâle gelmeyi arzu ettiğimizi söyledim. Çok şükür 8’incisini yaptığımız ama yarışma olarak 6’ncısını gerçekleştirdiğimiz organizasyonla şu anda dünyadaki etkinliklerin en önünde geldi çünkü kendilerinden bunu istemiştim. 1 numara olmak istiyoruz demiştim ve dünyada ulusal bayram kutlamalarında bu denli etkili olan 3 ülkeden birisi olduk ve birinci olduk. En ön plana çıktık.”

Daha 29 Ekim tarihi gelmeden, birkaç ay öncesinden, gösteri alanının etrafındaki bütün kafelerin, lokantaların rezervasyonlarının dolduğuna işaret eden Topbaş, bu coşkuyu yaşamak için yurt dışından bile çok sayıda kişinin İstanbul’a geldiğini söyledi. Topbaş, 29 Ekim’de bu gösteriye olan ilgi sebebiyle trafikte meydana gelen aşırı sıkışıklığa rağmen halkın bu durumdan hiç şikâyet etmeden bu coşkuyu izlemek için tepelere kadar alanları doldurduğunu söyledi.

Konuşmasında “Lâle evine dönüyor” sloganıyla başlattıkları kampanyaya da temas eden Başkan Topbaş, 150 yıl önce bu topraklardan giden lâlenin, tekstilden seramiğe, sanattan edebiyata kadar şehrin kültüründe derin izler bıraktığı, çocuklara isim olarak verildiği düşüncesiyle bu kampanyayı başlattıklarını, 5’inci Lâle Kongresi’nin de İstanbul’da yapıldığını anlattı.

İstanbul’da yaşanan Cumhuriyet coşkusunu amatör fotoğraf sanatçıları için bir yarışmaya dönüştürmek ve bu zengin görsel malzemenin karelerde kalıcı hâle gelmesini istediklerini ifade eden Topbaş, bu organizasyonu gerçekleştiren ekibine ve katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Topbaş, “Muhteşem bir güzellik ortaya çıktı ve başarılı oldu. Arzu ettiğimiz o hedefe birlikte eriştik” dedi. Topbaş, İçişleri Bakanlığı ile yaptıkları görüşme neticesinde bu kutlamaların devlet töreni olarak kabul edildiğini ve kalıcı hâle geldiğini de kaydetti.

Yarışmaya katılan bütün sanatçıları tebrik eden Topbaş, “Sanatçı diyorum çünkü gerçekten deklanşöre basmadan önce onu hissedebilmek,  o duyguyu yakalayabilmek önemli. Çünkü o duyguyu yakalamışsa siz de o duyguyu hissedersiniz. Sanat böyle bir şey" dedi.

Ödüllerin mütevazı olduğunu ancak önemli olanın bu coşkuya katılmak olduğunu ifade eden Topbaş, dereceye giren fotoğrafları her yıl bir albüm hâline getirdiklerini belirterek, “Tabii ki bu da arşivlerde önemli bir kayıt tutacaktır” dedi.

Topbaş, kutlamaların yurt dışından da ilgiyle takip edildiğini, yabancı televizyon kuruluşlarının çekim alanı taleplerini yoğunluktan dolayı karşılayamadıklarını da kaydetti.

Ardından, ödül törenine geçildi.

Yarışmada birinciliği elde eden Fatma Tuba Dönmez’e, 3 bin TL

Yarışma ikincisi Gökmen Cengiz Akdağ’a 2 bin TL, yarışma üçüncüsü Serkan Demirci’ye 1500 TL ve İBB Özel Ödülü’ne lâyık görülen Ömer Sedat Yenidoğan’a 500 TL ödülünü İBB Başkanı Kadir Topbaş, Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Kütük ve İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Burak Şenbak takdim etti.

Ödül töreninin ardından, Miniatürk Sergi Salonu’nda açılan fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi.

Başkan Topbaş, dereceye giren fotoğrafların sahibi yarışmacılarla tek tek ilgilenerek fotoğrafları hakkında sohbet etti ve birlikte fotoğraf çektirdi.